6 Mart 2013 Çarşamba

Volvo'nun yaya algılama sistemi, artık bisiklet kullanıcılarını da tanıyabilecek



Araçlarında kullandığı yenilikçi teknolojiler ile tanınan firmalardan olan Volvo, araç içindeki yolcuların güvenli kadar, dışarıda yer alan kişileri de düşünüyor. Bu doğrultuda firma, mevcut yaya algılama sitemini bisiklet sürücülerini de algılayabilecek biçimde güncelledi.

Volvo tarafında geliştirilen yaya algılama sistemi PCDwfab (Pedestrian and Cyclist Detection with full auto brake) ismine sahip. Araçların ön tarafına yerleştirilen sensörler ve kameralar sayesinde arabanın önünde yürüyen ya da bisikletle gezen kişiler, otomatik olarak uzaklıklarına göre belirleniyor ve tehlikeli durumlarda aracı otomatikman yavaşlatarak ya da tam olarak durdurarak kişilerin zarar görmesini engelliyor. Oldukça karmaşık trafik koşullarında bile çalışabilen sistem, artık aynı tarama işlemlerinde bisiklet sürücülerine de algılayarak, olası her türlü sorunun önlenmesine yardımcı oluyor.

Mayıs ayının sonlarına doğru V40,S60,V60,XC60,V70 ve S80 modelleri için gelecek olan sistem, Volvo'nun insan sağlığına verdiği büyük önemi bir kez daha gözler önüne seriyor. 


16 Şubat 2013 Cumartesi

Apple'dan iPhone için yeni patent başvurusu!


Telefonla fotoğraf çekmek artık her ne kadar basitleşmiş olsa da, halen bir çoğumuzun net çıkmayan veya renklerini beğenmediğimiz çekimleri oluyor. Hele ki o fotoğrafı çekmemiz için tek bir şansımız varsa, ve o poz da kötü çıkarsa keyfimiz iyice kaçabiliyor…


Yeni teknolojiyi iPhone 6'da görebiliriz!

Apple’ın patentini almak istediği bir teknoloji sayesinde artık var olan şartlarda, mümkün olabilecek en iyi görüntüyü yakalamak çok daha kolay olacak. Söz konusu teknoloji sayesinde, akıllı telefonunuz tek bir fotoğraf çekimi esnasında aslında bir çok kare çekiyor ve sonrasında size bunlar arasında en iyi çıkanı öneriyor. Bu sayede, genellikle akıllı telefonlarla çekilen fotoğraflarda sıkça rastlanan, elin titremesi veya çekimin gecikmesi gibi sebeplerden kaynaklanan bozuk veya flu görüntü probleminin büyük ölçüde azaltılması hedefleniyor. Apple’ın bu patenti, iPhone kullanıcılarına, fotoğraf çekerken parmaklarını çekim butonunda basılı tuttukları sürece art arda birden fazla fotoğraf çekme imkanı sağlıyor. Daha sonra bu fotoğraflar arasında, ışık, netlik, kontrast gibi bir çok parametreye göre en iyi çıkan fotoğraf seçiliyor ve kullanıcıya sunuluyor.

Öte yandan Apple’ın patentini almak istediği bu teknolojiye çok benzer bir işlevi olan diğer bir ‘en iyi fotoğraf seçimi teknolojisi’ patentine ise Google çoktan başvurmuş durumda. Google ise bu işe, ‘çoklu flaş kamerası’ adında, yine bir çok görüntüyü hafızaya alan ancak sonrasında bunların arasından seçmek yerine, mümkün olan en iyi fotoğraf için bunları birleştirme yoluna giden bir teknoloji ile girişmiş durumda. Yani, önümüzdeki günlerde, akıllı telefonumuzla fotoğraf çekerken bizim üzerimize düşen görev azalacağından, kötü görüntü için daha az endişelenmemiz gerekecek gibi gözüküyor.

Twitter’da TT (Trend Topic) dönemi sona eriyor!

Dün itibari ile resmi olarak açıklanan sistem, Twitter kullanıcılarının ve sosyal medya uzmanlarının dikkatini üzerine çekti.

İşin biraz teknik kısmına indiğimiz zaman Twitter’ın kullanmış olduğu bu sistem, Java’da sınıf, metod, paket gibi programatik unsurlar için metadata (veri hakkında veri) oluşturmaya yarayan özelliklerdir.

Twitter günümüzde bir tweet’in değerini(popüleritesini) belirlemek için ”Top Tweet” adını verdiği bir algoritma kullanıyor. Bu algoritma tweet’in retweet edilme sayısı, tweete gelen cevapla ve diğer değişkenler üstünden kullanıcıların en çok ilgilendiği tweetleri ortaya koyuyor.

'Filter Level' sistemi geliyor

Önümüzdeki günlerde karşılaşacağımız yeni sistemde ise ”Filter Level” adını taşıyan yeni bir üstveri kategorisi oldu. Bu doğrultuda tweetler ”yok”, ”düşük”, ”orta” ve “yüksek” şeklinde değer bakımından sınıflandırılacak. ” Filter Level” verilerinin aktif hale geleceği 20 Şubat’tan itibaren yukarıda belirttiğim değer skalasının kullanıcıların beğenisine sunulacağı belirtildi. Twitter’ın duyurduğu bu değişiklikle birlikte üçüncü taraf uygulamalarının Twitter’ın web versiyonunda ki arama sonuçlarına yaklaşmaları mümkün olacak.

Sistem üstünde kontrol sağlamaya çalışan Twitter’ın neden böyle bir adım attığı konusunda pek çok farklı düşünce olmakla birlikte yapılan bu değişim Twitter’ın tweet kalitesine dair kendi değer yargılarını da ilk defa bu kadar açık biçimde paylaşması açısından önem taşıyor.

Tüm bunların yanında 20 Şubat itibari ile yayımlanacak olan bu değişiklikten üçüncü taraf
uygulamalarından ziyade sosyal etki ve sosyal analiz platformlarının bu değişimden ciddi anlamda etkileneceği açık ancak bu değişime ne gibi bir çözüm ile yaklaşılacağı da açıkçası merak uyandırıcı.

iPhone Mini Tamamen Yeni Bir Ürün Olacak!

Salı günü gerçekleştirilen Goldman Sachskonferansında konuşan Tim Cook üretilecek yeni bir cihazın tamamen farklı bir ürün olabileceğini belirtti. Aksi takdirde bunun mevcut telefonun daha ucuzunu üretmek için harcanan bir çaba olacağını vurguladı.

Apple CEO’su bazı bilgisayar üreticilerini de örnek göstererek bazı insanların kullanıcı deneyiminden daha çok ürünün özellikleri ile ilgilendiklerini belirtti.

Cook aynı zamanda firmanın son on yılda 1000 doların altında maliyeti olan bir iMac için çalıştığını fakat bu fiyat skalasında kaliteli bir ürün çıkaramadıklarını da ifade etti.

Havadan Elektrik Üreten İcat Geliştirildi

Alman bir öğrenci tarafından geliştirilen icat havadaki radyasyonu kullanarak elektrik üretebiliyor.

Evet, yanlış okumadınız. Sözü geçen icat havadan elektrik üretebiliyor. Dennis Siegel adlı bir üniversite öğrencisi tarafından geliştirilen icat ince havadan elektrik üretmesi nedeniyle üzerine yoğun ilgi çekmiş durumda. İcadın etemelinde havadaki radyasyonu enerjiye dönüştürmesi yatmakta. Genel olarak her elektronik cihaz belirli bir miktar elektromanyetik radyasyon üretmektedir. Bu radyasyon, bir kablo bobinine iletildiğinde ise elektrik üretmekte. Dennis Siegel de bu mantıkla geliştirdiği cihaz ile bir AA pili tamamen şarj edebilmekte. İcadın ihtiyaç duyduğu radyasyon evimizde bulunan çoğu elektronik cihazdan elde edilebilmekte. Kablosuz modemler ve dağıtıcılar ve akıllı telefonlar gibi cihazlar kullanımda iken bu radyasyonu yaymaktadır. Akıllı telefonlardaki kablosuz şarj etme özelliği gibi teknolojiler ile birlikte değerlendirildiğinde bu icat teknolojinin gittiği yönü göstermekte.

Skype'da video mesaj dönemi başlıyor

Skype'ı satın almasıyla birlikte anlık mesajlaşma ve görüşme servislerini bu marka altında birleştiren Microsoft, servisini geliştirmeye devam ediyor.

Firmanın Skype'a getirdiği en yeni özellikle ise "Video Messages" yani video mesajları. ABD ve İngiltere'de kullanıma sunulan ve hızla diğer ülkelerde de kullanıma sunulacak olan video mesajları ile Skype kullanıcıları, üç dakikaya kadar kaydedecekleri videoları birbirlerine gönderebilecekler.

Hem çevrimiçi hem de çevrimdışı çalışacak şekilde dizayn edilen video mesajlarından şimdilik sadece iOS, Android ve Mac kullanıcıları faydalanabilecekken, Windows kullanıcıları ise bir süre daha beklemek zorunda. Ancak video mesajlar Windows platformuna tam destek verinceye kadar mesajlar Windows ve Windows Phone kullanıcılarına bir bağlantı ile aktarılabilecek. Ayrıca Mac kullanıcıları kendilerine gönderilen video mesajlarını mp4 formatında bilgisayarlarına kaydedebiliyorlar.

Öte yandan Video Mesajlar, Skype Premium'un bir özelliği olarak kullanıma sunulduğu için kullanıcılar ancak 20 video mesajını ücretsiz olarak gönderebilme hakkını sahipler. Eğer bu özelliği kullanmaya karar verirlerse kullanıcıların aylık 4,99 dolar karşılığında Skype Premium'a üye olmaları gerekmekte.

12 Şubat 2013 Salı

Auto Mee S robotu mobil cihaz ekranlarınızı otomatik olarak temizliyor


Sensörler yardımıyla herhangi bir kullanıcı müdahalesine gerek kalmadan otomatik olarak evimizi temizleyen robot süpürgelerden sonra bu kez mobil cihaz ekranı için aynı görevi gören bir robot temizleyici görücüye çıktı.

Japon oyuncakçı devi Takara Tomy tarafından geliştirilen robot temizleyici Auto Mee S adını alıyor ve hassas olan mobil cihaz ekranlarınızı en verimli şekilde temizlemeyi amaçlıyor. 

Daire şeklinde olan Auto Mee S, alt kısmında bir çift temizleme silindiri ve üç tekerlek barındırıyor. Ayrıca ekran bitimi tanıma sistemi ile LCD ekranınızı temizlerken, ekranın dışına çıkmıyor. Ürün akıllı telefon ekranlarını 4 dakika, tablet ekranlarını ise 8 dakikada temizleyebiliyor.

Mart sonunda Japonya'da satışa çıkacak olan 82gr ağırlığındaki Auto Mee S, 17$ yaklaşık fiyat etiketine sahip olacak. Ağırlıklı olarak Asya bölgesinde rafları süsleyecek olan ürünün diğer ülkelere sevkiyatı ise bilinmiyor. 
 
 

10 Şubat 2013 Pazar

Most Valuable Global Brandz - 2012

2012'nin en değerli markalarını görmek için tıklayınız...

Google'ı arkadaş listesinden çıkardı

Bir zamanlar dost sayılabilecek ikili Facebook ve Google'ın arası bozuldu. Zuckerberg'in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, son zamanlarda iyice gerilen ilişkiye tuz biber ekti.

"Google ile olan ilişkimiz, şirketlerin dostça iletişim halinde olduğu türden bir ilişki değil." şeklinde konuşan Facebook'un dahi çocuğu, böylece Google'ı artık arkadaş listesinden sildiğini göstermiş oldu. Üstelik Zuckerberg'in buna ek olarak, Google'ın "baş düşmanı" Apple'a dair yaptığı "oldukça iyi giden bir ortaklığımız var" açıklaması, sosyal ağ devinin Google hakkındaki görüşlerini iyice açığa çıkardı.

Google'ın Facebook'a alternatif olabilecek Google+ hamlesi, aslında bu noktaya gelineceğinin sinyallerini veriyordu. Bunun üzerine Facebook'un geçtiğimiz günlerde Graph Search ile kendi arama motorunu kurması, artık ikilinin konuşacak ortak bir şeyinin kalmadığını gösterdi.

Diğer yandan Google CEO'su Larry Page'in, Facebook için "sundukları ürünlerde gerçekten çok kötü iş çıkarıyorlar" açıklaması, kopma noktasına gelen ilişkinin tekrar gözden geçirilecek bir yanının dahi kalmadığını kanıtlamış oldu.

Apple, güneş enerjili iPhone patentini aldı

Bugünkü ceplerimizin içerisindeki en eski teknolojilerden bir tanesi, pillerinde bulunuyor. Bazı istisnalar hariç çoğu güç canavarı akıllı telefon, 1-2 günden uzun ayakta kalamıyor. Peki, güneş enerjisiyle kendi kendini şarj eden bir telefon, bizi şarj derdinden kurtarabilir mi?

Bu sorunun cevabı olmasa da, Apple gerçekten de güneş enerjisiyle şarj olabilen bir iPhone'u aklından geçiriyor. Şirketin Salı günü kazandığı patent başvurusunda (8,368,654 numaralı patent), "bütünleşik dokunmatik sensör ve güneş enerjisi aksamı" tarif ediliyor. Patentin açıklamasında güneş enerjisi hücrelerinin hem güneş enerjisi toplamakta, hem de dokunuşları algılamada kullanılabileceği anlatılıyor. Yani Apple, telefonun ön yüzeyinde dokunmatik ekranın içine gizleyeceği bir güneş paneli planlıyor.

Patentin çizimlerinde bir parmak dokunuşuyla güneş paneli modundan dokunmatik moda geçebilen bir ekran tarif ediliyor. Gerçeğe dönüşmesi güç bir konsept gibi görünse de Apple'ın bu tarz yenilikler hayal etmesi heyecan verici.

Cebiniz hırsızını kendi yakalayacak!

Android ve güvenlik yazılım şirketi Lookout işbirliğiyle gerçekleşen proje, cep telefonu hırsızlarının gözünü fazlasıyla korkutacak. İkilinin ortaya çıkardığı Lock Cam özelliği, Android cihazları güvenlik konusunda bir adım ileri taşımayı hedefliyor.

Lookout Security & Antivirus for Android uygulamasına eklenen Lock Cam özelliği, telefonunuzda art arda 3 yanlış şifre girilmesi sonucu devreye giriyor ve cihazın ön kamerasından fotoğraf yakalamasını sağlıyor. Daha sonra Lookout, "zanlının" fotoğrafıyla birlikte sizi durumdan haberdar ediyor. Dahası, Lookout.com'a girerek telefonunuzun yerini tespit edebiliyorsunuz.

Lock Cam özelliğini kullanabilmek için en az Android 2.3 ve ön kamerası olan bir cep telefonunuz olması yeterli. Ücretsiz olan uygulama, durumdan bihaber hırsızları fazlasıyla şaşırtacağa benziyor...

Akıllı cihazları şarj etmek için en ilginç yol,"onE Puck"



Kickstarter, birbirinden ilginç yaratıcı fikir ve proje ile büyümeye devam ediyor. Bu projelerin arasındaki en ilginç ürünlerden biri olan onE Puck, akıllı cihazların şarj işlemi için en ilginç yolu sunuyor.

Epiphany Labs tarafında geliştirilen onE Puck, ısı farklarından güç üretebilen Stirling Motoru işleyişi üzerine kurulu bir teknoloji. Oldukça portatif bir yapıda hazırlanmış olan cihaz, üzerine konan kahve gibi sıcak ya da buzlu su gibi soğuk objelerden enerji üreterek, üzerindeki USB bağlantı sayesinde piyasadaki bütün cep telefonlarını ve 1000 mA altındaki bütün cihazları şarj edebiliyor. Yeterli güce ulaştığında cep telefonlarını tam olarak doldurabilen cihaz, resmi satış fiyatı belli olmasa da, Kickstarter üzerinden yapılacak 99lık bağış ile Mayıs 2014 tarihinde elde edilebiliyor.

Projeye başlanırken hedeflenen 100,000$ değerinin 354 bağış ile 38,286$ kadarlık kısmını toplayan projenin bitimine daha 57 gün var. Başarıya ulaşmasına büyük şans verilen onE Puck hakkında hazırlanmış tanıtım videolarına aşağıdan ulaşarak, ürünün gerçekte nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

http://www.kickstarter.com/projects/epiphanylabs/epiphany-one-puck?ref=recently_launched

9 Şubat 2013 Cumartesi

Bill Gates: "Steve Jobs benden daha..."

Microsoft'un kurucusu Bill Gates, Amerikalı ünlü komedyenSteven Colbert'in The Colbert Report programına konuk oldu. Colbert'in esprili soruları karşısında rahat bir tavır sergileyen Gates, "Neredeyse tüm vaktinizi dünyayı kurtaracak işlere harcarken insanların dönüp 'Steve Jobs ne kadar da havalı bir adamdı' demesi hiç canınızı sıkmıyor mu?" sorusuna, "Steve her zaman benden daha havalıydı. Akıllıydı; kendine özgü bir tarzı, yaklaşımı vardı. Benim yaklaşımım onunkinden daha ineğimsiydi" karşılığını verdi.

Hala dünyanın en zengin insanlarından birisi olan Bill Gates'in 2007 yılından bugüne kadar toplam 28 milyar doları yardım kuruluşlarına bağışladığı tahmin ediliyor.

Galaxy S4'te yeni bir sisteme mi geçiliyor?

Samsung, Galaxy S4 ile beraber yeni bir güncelleme sistemine geçmeyi planlıyor olabilir. Söylentiler doğru ise bu yeni hizmet, Samsung'un satılan cihaz sayısı hakkında daha doğru bilgiye sahip olmasını sağlarken tüketiciler için yeni cihazları gecikmesi anlamına gelebilir.

SamMobile'ın raporuna göre Galaxy S4'ün hangi ülkede tam olarak kaç adet satıldığını öğrenmek isteyen Samsung, perakandecilerin örneğin Türkiye'de Fransa'ya has yazılım kullanmasına engel olmayı planlıyor. Bu ise satıcıların daha fazla para ve zaman harcaması anlamına gelebilir.

Yeni güncelleme hizmeti, tüketicilerin yeni çıkan Galaxy'leri daha fazla beklemesi anlamını da taşıyabilir. Dahası Samsung'un ileriki güncellemelerde IMEI tabanlı güncellemeler sunabileceği söyleniyor. Bu ise geliştiriciler için hiç de hoş olmayacak bir haber. IMEI'ye göre güncelleme sunulması, Samsung'un satışlarını da riske sokabilir.

Samsung'un yeni planı görünüşe bakılırsa bizler için olumlu bir anlam taşımıyor. Söylentilerin doğru çıkıp çıkmayacağını her zamanki gibi bekleyip, göreceğiz.

8 Şubat 2013 Cuma

iPhone 6'dan beklenen 6 yenilik!

iPhone'la ilk tanıştığımızdan bu yana telefonda önemli geliştirmeler yapıldı. Ancak çoklu dokunmatik gibi büyük teknolojik sıçrayışlar, her zaman gerçekleşmiyor. Ancak iPhone 6'da geliştirilmeye açık alanlar hala var. İşte iPhone 6'da görebileceğimiz 7 yenilik.

1. Yeni kamera: Geçmişte Apple'a kamera sensörleri sağladığı bilinen Sony, 2013'te çok küçük bir alana sığabilen 13 megapiksellik bir sensör ortaya çıkaracak. Bu sensörün yüksek bir düşük ışık performansı sunması bekleniyor.

2. 4G'nin gelişimi: Gelecekteki iPhone'u sadece 1800MHz 4G bandını değil, çok daha fazla 4G ağını desteklemesi bekleniyor.

3. Wi-Fi 802.11ac: iPhone 5'in Wi-Fi bağlantısı, önceki iPhone'lara göre daha iyi. Ancak yeni nesil bir Wi-Fi teknolojisi çıkmak üzere ve bu, telefonun kablosuz ağlarda 500Mbps hızlarına ulaşmasını sağlayabilir.
4. NFC: Çok yakın mesafelerden veri aktarımına izin veren NFC, Apple'a göre iOS'daki Passbook'un aynısı. Ancak aslında değil, çünkü Passbook'un diğer cihazlarla iletişime geçmesi için bir QR kodunu okutmanız gerekiyor. NFC, ödeme dışında bluetooth cihazlarını eşleştirme, hızlı dosya transferi ve farklı birçok alanda kullanılabilir. Dolayısıyla NFC'nin bir sonraki iPhone'da yer alma ihtimali var.

5. Siri'ye tahmin yeteneği: Siri'nin sesli komutları yerine getiren bir asistan olmasının yanı sıra, ihtiyaçlarınızı siz onları düşünmeden tahmin edebilmesi gerekiyor. Google'ın Google Now ile yaptığı gibi.

6. Depolama geliştirmeleri: iPhone 5 tanıtımında 128GB'lık bir iPhone ile tanışmayı umanlar, hayal kırıklığına uğradılar. Ancak sayısız uygulama, HD video ve müzik kitaplığınızı sığdırabileceğiniz 128GB'lık bir seçeneğin Apple tarafından sunulması gerekiyor. İyi haber iseIntel ve Micron'un tırnak ucu büyüklüğündeki tek bir çipe 128GB'ı sığdıran yeni teknolojilerini duyurmuş olmaları.

Seyir esnasında cep telefonu kullanımı tarihe karışabilir




Günlük yaşantımızda en çok kullandığımız makinelerden biri olan taşıtların kullanımının oldukça dikkat gerektirdiği konusunda herkes hem fikir. Ancak uygulamada bu duruma rastlamak oldukça zor olup; konsantrasyon eksikliğinin temel nedenleri arasında sürüş deneyimi esnasında cep telefonu (Bluetooth’lu kulaklık ya da ses sistemi aracılığıyla konuşma da dahil) kullanımı gelmekte.

Sürüş esnasında cep telefonu kullanımın sebep olacağı tehlikeli durumlara karşı bir çok ülkede yasalar ile önlem alınmış olmasına rağmen; birçok sürücü maalesef bu yasaları umursamıyor ve gerek kendi hayatlarını gerekse de diğer sürücülerin hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Ancak oluşan bu tehlikeli tablo Tamilnadu’da yer alan Anna Teknoloji Üniversitesi’ndeki araştırmacıların geliştirdiği sistem ile tarihe karışabilir.

Geliştirilen sistemde kullanıcının telefonunu araç hareket halindeyken kullanıp kullanmadığı kontrol ediliyor ve eğer ki hareket halindeyken bir kullanım söz konusu ise telefonun sinyalleri bir jammer aracılığıyla devre dışı bırakılıyor. Buraya kadar herşey klasik; ancak geliştirilen sistemdeki püf nokta, jammer’ın sadece sürücünün telefonunu devre dışı bırakmasının sağlanması. Yani, sistem devreye girdiğinde, yolcuların telefonlarının çalışmaması gibi bir durum söz konusu değil. Öte yandan araştırmacılar geliştirdikleri bu çözümün, sürücünün cep telefonu kullanımıyla ilgili veriyi trafikle ilgili kuruma göndererek yasaların daha sağlıklı işletilmesine katkı sağlayacağını düşünüyorlar.

Geliştirilen sistemle ilgili getirilebilecek tez olumsuz yorum acil gelen aramalarda telefonun çalışmayacak olması gösterilebilir; ancak genel kullanım göz önüne alındığında sistemin dünya üzerinde cep telefonu kullanımına bağlı olarak sebep olan kazaların önüne geçilmesini sağlayacaktır.

7 Şubat 2013 Perşembe

Dikiz aynası yerine Amoled Ekran !

Alman otomobil üreticisi Audi, uzun süredir merakla beklenen elektrikli süper-spor yol otomobili R8 e-tron için hazırlıklarını sürdürüyor. Aracını yeni nesil teknolojilerle donatma amacında olan Audi, yaptığı yeni bir açıklamayla dikiz aynası olarak dijital AMOLED ekran kullanacağını duyurdu. Yıl sonuna doğru yollara çıkması beklenen otomobille ilgili bu gelişme, aslına bakılırsa Audi adına bir ilk sayılmaz. Şirket hali hazırda R18 yarış otomobilinde de benzer bir teknolojiye yer vermekte. R8 e-tron'da geleneksel dikiz aynasının yerini alacak olan 7.7 -inç büyüklüğündeki AMOLED ekran, arka kamera görüntüsünü yansıtacak.


Samsung tarafından sağlanan AMOLED ekrana görüntü aktaracak kameranın kış aylarındaki zorlu hava koşullarında da çalışabilmesi için aerodinamik olarak optimize edilmiş bir özel bir gövde içerisinde konumlandırıldığı, bu sayede dışarıda hava soğuk olsa bile iç kısım sıcak tutularak kameranın ideal çalışma koşullarında görüntü aktarması sağlanıyor. Düşük voltaj seviyesinde kendinden aydınlatmalı olduğu için arka aydınlatma gerektirmeyen AMOLED ekran için Audi, yüksek kontrast oranı ve mükemmel görüntü kalitesi vaad ediyor. Geleneksel dikiz aynaları ile kıyaslandığında daha geniş görüş açısı sunan bu teknoloji ile aynı zamanda arkadaki araç farlarının neden olduğu parlaklığın da önüne geçiyor. 

Audi yeni görüntü teknolojisiyle ilgili daha fazla detayı ilerleyen dönemde, muhtemelen R8 e-tron'un piyasaya çıkış tarihinin yaklaşmasıyla birlikte paylaşacak. 0-100Km hızlanmasını 4.5 saniyeye yakın bir sürede tamamlayacağı ifade edilen R8 e-tron, 230 kW yani 313 beygir güç üretebilecek. Ön ve arka aksları arasındaki ağırlık dağılımı 42:58 olan otomobilin tam şarj ile 250 km (155.34 mil) gidebileceği de altı çizilen detaylar arasında yer alıyor. Audi'den bekleneceği üzere Quattro teknolojisini bünyesinde barındıran araç, yoldayken frenleme ve yavaşlama esnasında da pillerini şarj ederken, 230 volt ile şarj süresi 6-8 saat arasında olacak. Audi R8 e-tron özelliklerine bağlı olarak yüksek fiyat etikeyle gelecek.

Android Jelly Bean'in Kullanım Oranı ne?

Android ekosistemindeki cihazların, hangi sürümü kullandıklarına yönelik yapılan araştırmalar, her ay güncellenmeye devam ediyor. Şubat ayının başlamasıyla belirlenen rakamlara göre Gingerbread liderliğini korumaya devam ediyor.


Yüzde 45.4 orana sahip olan Android 2.3.3 - Android 2.3.7 arası sürümler, Android ekosisteminin efsanesi olmuş durumda. Üzerine o kadar sürüm çıkmış olmasına rağmen hala en yaygın kullanılan sürüm olarak yoluna devam ediyor.

Gingerbread'tan sonra çıkan ve tablet ile akıllı telefonları tek bir işletim sistemi sürümü ile kullanmamızın önünü açan Ice Cream Sandwichsürümü ise yüzde 29 ile ikinci sırada.

Google'ın kaynak kodları üreticilere aktarmadığı Android 4.2 Jelly Beanişletim sistemi, şimdilik Nexus tabanlı cihazlarda kullanılıyor. Onların oranı da şimdilik yüzde 1.4.

Diğer bir Jelly Bean sürümü olan Android 4.1 ise yüzde 12.2'lik bir kullanım oranına sahip. Böylece 4.1 ekosistemdeki üçüncü sıraya yerleşmiş oluyor.

Samsung'un Galaxy Note, S2, Ace 2, S Advance gibi oldukça yüksek satış rakamlarına ulaşan telefonlarına da Jelly Bean güncellemesi vereceğini düşündüğümüzde, yeni çıkacak olan telefonların da genelde4.1 Jelly Bean kullandığını da hesaba katarsak, önümüzdeki 2 - 3 aylık dönemde ICS kullanımı ile Jelly Bean kullanım oranları denge kazanabilir.

Güncelleme alamayacak olan kullanıcıların, özel ROM'larla en üst seviye Android sürümlerine geçebileceklerini hatırlatalım. Tabi bu işlemlerde yaşanan sorunlardan sonra, garanti kapsamından çıktığınızı da belirtmiş olalım.