16 Şubat 2013 Cumartesi

Apple'dan iPhone için yeni patent başvurusu!


Telefonla fotoğraf çekmek artık her ne kadar basitleşmiş olsa da, halen bir çoğumuzun net çıkmayan veya renklerini beğenmediğimiz çekimleri oluyor. Hele ki o fotoğrafı çekmemiz için tek bir şansımız varsa, ve o poz da kötü çıkarsa keyfimiz iyice kaçabiliyor…


Yeni teknolojiyi iPhone 6'da görebiliriz!

Apple’ın patentini almak istediği bir teknoloji sayesinde artık var olan şartlarda, mümkün olabilecek en iyi görüntüyü yakalamak çok daha kolay olacak. Söz konusu teknoloji sayesinde, akıllı telefonunuz tek bir fotoğraf çekimi esnasında aslında bir çok kare çekiyor ve sonrasında size bunlar arasında en iyi çıkanı öneriyor. Bu sayede, genellikle akıllı telefonlarla çekilen fotoğraflarda sıkça rastlanan, elin titremesi veya çekimin gecikmesi gibi sebeplerden kaynaklanan bozuk veya flu görüntü probleminin büyük ölçüde azaltılması hedefleniyor. Apple’ın bu patenti, iPhone kullanıcılarına, fotoğraf çekerken parmaklarını çekim butonunda basılı tuttukları sürece art arda birden fazla fotoğraf çekme imkanı sağlıyor. Daha sonra bu fotoğraflar arasında, ışık, netlik, kontrast gibi bir çok parametreye göre en iyi çıkan fotoğraf seçiliyor ve kullanıcıya sunuluyor.

Öte yandan Apple’ın patentini almak istediği bu teknolojiye çok benzer bir işlevi olan diğer bir ‘en iyi fotoğraf seçimi teknolojisi’ patentine ise Google çoktan başvurmuş durumda. Google ise bu işe, ‘çoklu flaş kamerası’ adında, yine bir çok görüntüyü hafızaya alan ancak sonrasında bunların arasından seçmek yerine, mümkün olan en iyi fotoğraf için bunları birleştirme yoluna giden bir teknoloji ile girişmiş durumda. Yani, önümüzdeki günlerde, akıllı telefonumuzla fotoğraf çekerken bizim üzerimize düşen görev azalacağından, kötü görüntü için daha az endişelenmemiz gerekecek gibi gözüküyor.

Twitter’da TT (Trend Topic) dönemi sona eriyor!

Dün itibari ile resmi olarak açıklanan sistem, Twitter kullanıcılarının ve sosyal medya uzmanlarının dikkatini üzerine çekti.

İşin biraz teknik kısmına indiğimiz zaman Twitter’ın kullanmış olduğu bu sistem, Java’da sınıf, metod, paket gibi programatik unsurlar için metadata (veri hakkında veri) oluşturmaya yarayan özelliklerdir.

Twitter günümüzde bir tweet’in değerini(popüleritesini) belirlemek için ”Top Tweet” adını verdiği bir algoritma kullanıyor. Bu algoritma tweet’in retweet edilme sayısı, tweete gelen cevapla ve diğer değişkenler üstünden kullanıcıların en çok ilgilendiği tweetleri ortaya koyuyor.

'Filter Level' sistemi geliyor

Önümüzdeki günlerde karşılaşacağımız yeni sistemde ise ”Filter Level” adını taşıyan yeni bir üstveri kategorisi oldu. Bu doğrultuda tweetler ”yok”, ”düşük”, ”orta” ve “yüksek” şeklinde değer bakımından sınıflandırılacak. ” Filter Level” verilerinin aktif hale geleceği 20 Şubat’tan itibaren yukarıda belirttiğim değer skalasının kullanıcıların beğenisine sunulacağı belirtildi. Twitter’ın duyurduğu bu değişiklikle birlikte üçüncü taraf uygulamalarının Twitter’ın web versiyonunda ki arama sonuçlarına yaklaşmaları mümkün olacak.

Sistem üstünde kontrol sağlamaya çalışan Twitter’ın neden böyle bir adım attığı konusunda pek çok farklı düşünce olmakla birlikte yapılan bu değişim Twitter’ın tweet kalitesine dair kendi değer yargılarını da ilk defa bu kadar açık biçimde paylaşması açısından önem taşıyor.

Tüm bunların yanında 20 Şubat itibari ile yayımlanacak olan bu değişiklikten üçüncü taraf
uygulamalarından ziyade sosyal etki ve sosyal analiz platformlarının bu değişimden ciddi anlamda etkileneceği açık ancak bu değişime ne gibi bir çözüm ile yaklaşılacağı da açıkçası merak uyandırıcı.

iPhone Mini Tamamen Yeni Bir Ürün Olacak!

Salı günü gerçekleştirilen Goldman Sachskonferansında konuşan Tim Cook üretilecek yeni bir cihazın tamamen farklı bir ürün olabileceğini belirtti. Aksi takdirde bunun mevcut telefonun daha ucuzunu üretmek için harcanan bir çaba olacağını vurguladı.

Apple CEO’su bazı bilgisayar üreticilerini de örnek göstererek bazı insanların kullanıcı deneyiminden daha çok ürünün özellikleri ile ilgilendiklerini belirtti.

Cook aynı zamanda firmanın son on yılda 1000 doların altında maliyeti olan bir iMac için çalıştığını fakat bu fiyat skalasında kaliteli bir ürün çıkaramadıklarını da ifade etti.

Havadan Elektrik Üreten İcat Geliştirildi

Alman bir öğrenci tarafından geliştirilen icat havadaki radyasyonu kullanarak elektrik üretebiliyor.

Evet, yanlış okumadınız. Sözü geçen icat havadan elektrik üretebiliyor. Dennis Siegel adlı bir üniversite öğrencisi tarafından geliştirilen icat ince havadan elektrik üretmesi nedeniyle üzerine yoğun ilgi çekmiş durumda. İcadın etemelinde havadaki radyasyonu enerjiye dönüştürmesi yatmakta. Genel olarak her elektronik cihaz belirli bir miktar elektromanyetik radyasyon üretmektedir. Bu radyasyon, bir kablo bobinine iletildiğinde ise elektrik üretmekte. Dennis Siegel de bu mantıkla geliştirdiği cihaz ile bir AA pili tamamen şarj edebilmekte. İcadın ihtiyaç duyduğu radyasyon evimizde bulunan çoğu elektronik cihazdan elde edilebilmekte. Kablosuz modemler ve dağıtıcılar ve akıllı telefonlar gibi cihazlar kullanımda iken bu radyasyonu yaymaktadır. Akıllı telefonlardaki kablosuz şarj etme özelliği gibi teknolojiler ile birlikte değerlendirildiğinde bu icat teknolojinin gittiği yönü göstermekte.

Skype'da video mesaj dönemi başlıyor

Skype'ı satın almasıyla birlikte anlık mesajlaşma ve görüşme servislerini bu marka altında birleştiren Microsoft, servisini geliştirmeye devam ediyor.

Firmanın Skype'a getirdiği en yeni özellikle ise "Video Messages" yani video mesajları. ABD ve İngiltere'de kullanıma sunulan ve hızla diğer ülkelerde de kullanıma sunulacak olan video mesajları ile Skype kullanıcıları, üç dakikaya kadar kaydedecekleri videoları birbirlerine gönderebilecekler.

Hem çevrimiçi hem de çevrimdışı çalışacak şekilde dizayn edilen video mesajlarından şimdilik sadece iOS, Android ve Mac kullanıcıları faydalanabilecekken, Windows kullanıcıları ise bir süre daha beklemek zorunda. Ancak video mesajlar Windows platformuna tam destek verinceye kadar mesajlar Windows ve Windows Phone kullanıcılarına bir bağlantı ile aktarılabilecek. Ayrıca Mac kullanıcıları kendilerine gönderilen video mesajlarını mp4 formatında bilgisayarlarına kaydedebiliyorlar.

Öte yandan Video Mesajlar, Skype Premium'un bir özelliği olarak kullanıma sunulduğu için kullanıcılar ancak 20 video mesajını ücretsiz olarak gönderebilme hakkını sahipler. Eğer bu özelliği kullanmaya karar verirlerse kullanıcıların aylık 4,99 dolar karşılığında Skype Premium'a üye olmaları gerekmekte.

12 Şubat 2013 Salı

Auto Mee S robotu mobil cihaz ekranlarınızı otomatik olarak temizliyor


Sensörler yardımıyla herhangi bir kullanıcı müdahalesine gerek kalmadan otomatik olarak evimizi temizleyen robot süpürgelerden sonra bu kez mobil cihaz ekranı için aynı görevi gören bir robot temizleyici görücüye çıktı.

Japon oyuncakçı devi Takara Tomy tarafından geliştirilen robot temizleyici Auto Mee S adını alıyor ve hassas olan mobil cihaz ekranlarınızı en verimli şekilde temizlemeyi amaçlıyor. 

Daire şeklinde olan Auto Mee S, alt kısmında bir çift temizleme silindiri ve üç tekerlek barındırıyor. Ayrıca ekran bitimi tanıma sistemi ile LCD ekranınızı temizlerken, ekranın dışına çıkmıyor. Ürün akıllı telefon ekranlarını 4 dakika, tablet ekranlarını ise 8 dakikada temizleyebiliyor.

Mart sonunda Japonya'da satışa çıkacak olan 82gr ağırlığındaki Auto Mee S, 17$ yaklaşık fiyat etiketine sahip olacak. Ağırlıklı olarak Asya bölgesinde rafları süsleyecek olan ürünün diğer ülkelere sevkiyatı ise bilinmiyor. 
 
 

10 Şubat 2013 Pazar

Most Valuable Global Brandz - 2012

2012'nin en değerli markalarını görmek için tıklayınız...

Google'ı arkadaş listesinden çıkardı

Bir zamanlar dost sayılabilecek ikili Facebook ve Google'ın arası bozuldu. Zuckerberg'in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, son zamanlarda iyice gerilen ilişkiye tuz biber ekti.

"Google ile olan ilişkimiz, şirketlerin dostça iletişim halinde olduğu türden bir ilişki değil." şeklinde konuşan Facebook'un dahi çocuğu, böylece Google'ı artık arkadaş listesinden sildiğini göstermiş oldu. Üstelik Zuckerberg'in buna ek olarak, Google'ın "baş düşmanı" Apple'a dair yaptığı "oldukça iyi giden bir ortaklığımız var" açıklaması, sosyal ağ devinin Google hakkındaki görüşlerini iyice açığa çıkardı.

Google'ın Facebook'a alternatif olabilecek Google+ hamlesi, aslında bu noktaya gelineceğinin sinyallerini veriyordu. Bunun üzerine Facebook'un geçtiğimiz günlerde Graph Search ile kendi arama motorunu kurması, artık ikilinin konuşacak ortak bir şeyinin kalmadığını gösterdi.

Diğer yandan Google CEO'su Larry Page'in, Facebook için "sundukları ürünlerde gerçekten çok kötü iş çıkarıyorlar" açıklaması, kopma noktasına gelen ilişkinin tekrar gözden geçirilecek bir yanının dahi kalmadığını kanıtlamış oldu.

Apple, güneş enerjili iPhone patentini aldı

Bugünkü ceplerimizin içerisindeki en eski teknolojilerden bir tanesi, pillerinde bulunuyor. Bazı istisnalar hariç çoğu güç canavarı akıllı telefon, 1-2 günden uzun ayakta kalamıyor. Peki, güneş enerjisiyle kendi kendini şarj eden bir telefon, bizi şarj derdinden kurtarabilir mi?

Bu sorunun cevabı olmasa da, Apple gerçekten de güneş enerjisiyle şarj olabilen bir iPhone'u aklından geçiriyor. Şirketin Salı günü kazandığı patent başvurusunda (8,368,654 numaralı patent), "bütünleşik dokunmatik sensör ve güneş enerjisi aksamı" tarif ediliyor. Patentin açıklamasında güneş enerjisi hücrelerinin hem güneş enerjisi toplamakta, hem de dokunuşları algılamada kullanılabileceği anlatılıyor. Yani Apple, telefonun ön yüzeyinde dokunmatik ekranın içine gizleyeceği bir güneş paneli planlıyor.

Patentin çizimlerinde bir parmak dokunuşuyla güneş paneli modundan dokunmatik moda geçebilen bir ekran tarif ediliyor. Gerçeğe dönüşmesi güç bir konsept gibi görünse de Apple'ın bu tarz yenilikler hayal etmesi heyecan verici.

Cebiniz hırsızını kendi yakalayacak!

Android ve güvenlik yazılım şirketi Lookout işbirliğiyle gerçekleşen proje, cep telefonu hırsızlarının gözünü fazlasıyla korkutacak. İkilinin ortaya çıkardığı Lock Cam özelliği, Android cihazları güvenlik konusunda bir adım ileri taşımayı hedefliyor.

Lookout Security & Antivirus for Android uygulamasına eklenen Lock Cam özelliği, telefonunuzda art arda 3 yanlış şifre girilmesi sonucu devreye giriyor ve cihazın ön kamerasından fotoğraf yakalamasını sağlıyor. Daha sonra Lookout, "zanlının" fotoğrafıyla birlikte sizi durumdan haberdar ediyor. Dahası, Lookout.com'a girerek telefonunuzun yerini tespit edebiliyorsunuz.

Lock Cam özelliğini kullanabilmek için en az Android 2.3 ve ön kamerası olan bir cep telefonunuz olması yeterli. Ücretsiz olan uygulama, durumdan bihaber hırsızları fazlasıyla şaşırtacağa benziyor...

Akıllı cihazları şarj etmek için en ilginç yol,"onE Puck"



Kickstarter, birbirinden ilginç yaratıcı fikir ve proje ile büyümeye devam ediyor. Bu projelerin arasındaki en ilginç ürünlerden biri olan onE Puck, akıllı cihazların şarj işlemi için en ilginç yolu sunuyor.

Epiphany Labs tarafında geliştirilen onE Puck, ısı farklarından güç üretebilen Stirling Motoru işleyişi üzerine kurulu bir teknoloji. Oldukça portatif bir yapıda hazırlanmış olan cihaz, üzerine konan kahve gibi sıcak ya da buzlu su gibi soğuk objelerden enerji üreterek, üzerindeki USB bağlantı sayesinde piyasadaki bütün cep telefonlarını ve 1000 mA altındaki bütün cihazları şarj edebiliyor. Yeterli güce ulaştığında cep telefonlarını tam olarak doldurabilen cihaz, resmi satış fiyatı belli olmasa da, Kickstarter üzerinden yapılacak 99lık bağış ile Mayıs 2014 tarihinde elde edilebiliyor.

Projeye başlanırken hedeflenen 100,000$ değerinin 354 bağış ile 38,286$ kadarlık kısmını toplayan projenin bitimine daha 57 gün var. Başarıya ulaşmasına büyük şans verilen onE Puck hakkında hazırlanmış tanıtım videolarına aşağıdan ulaşarak, ürünün gerçekte nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

http://www.kickstarter.com/projects/epiphanylabs/epiphany-one-puck?ref=recently_launched

9 Şubat 2013 Cumartesi

Bill Gates: "Steve Jobs benden daha..."

Microsoft'un kurucusu Bill Gates, Amerikalı ünlü komedyenSteven Colbert'in The Colbert Report programına konuk oldu. Colbert'in esprili soruları karşısında rahat bir tavır sergileyen Gates, "Neredeyse tüm vaktinizi dünyayı kurtaracak işlere harcarken insanların dönüp 'Steve Jobs ne kadar da havalı bir adamdı' demesi hiç canınızı sıkmıyor mu?" sorusuna, "Steve her zaman benden daha havalıydı. Akıllıydı; kendine özgü bir tarzı, yaklaşımı vardı. Benim yaklaşımım onunkinden daha ineğimsiydi" karşılığını verdi.

Hala dünyanın en zengin insanlarından birisi olan Bill Gates'in 2007 yılından bugüne kadar toplam 28 milyar doları yardım kuruluşlarına bağışladığı tahmin ediliyor.

Galaxy S4'te yeni bir sisteme mi geçiliyor?

Samsung, Galaxy S4 ile beraber yeni bir güncelleme sistemine geçmeyi planlıyor olabilir. Söylentiler doğru ise bu yeni hizmet, Samsung'un satılan cihaz sayısı hakkında daha doğru bilgiye sahip olmasını sağlarken tüketiciler için yeni cihazları gecikmesi anlamına gelebilir.

SamMobile'ın raporuna göre Galaxy S4'ün hangi ülkede tam olarak kaç adet satıldığını öğrenmek isteyen Samsung, perakandecilerin örneğin Türkiye'de Fransa'ya has yazılım kullanmasına engel olmayı planlıyor. Bu ise satıcıların daha fazla para ve zaman harcaması anlamına gelebilir.

Yeni güncelleme hizmeti, tüketicilerin yeni çıkan Galaxy'leri daha fazla beklemesi anlamını da taşıyabilir. Dahası Samsung'un ileriki güncellemelerde IMEI tabanlı güncellemeler sunabileceği söyleniyor. Bu ise geliştiriciler için hiç de hoş olmayacak bir haber. IMEI'ye göre güncelleme sunulması, Samsung'un satışlarını da riske sokabilir.

Samsung'un yeni planı görünüşe bakılırsa bizler için olumlu bir anlam taşımıyor. Söylentilerin doğru çıkıp çıkmayacağını her zamanki gibi bekleyip, göreceğiz.

8 Şubat 2013 Cuma

iPhone 6'dan beklenen 6 yenilik!

iPhone'la ilk tanıştığımızdan bu yana telefonda önemli geliştirmeler yapıldı. Ancak çoklu dokunmatik gibi büyük teknolojik sıçrayışlar, her zaman gerçekleşmiyor. Ancak iPhone 6'da geliştirilmeye açık alanlar hala var. İşte iPhone 6'da görebileceğimiz 7 yenilik.

1. Yeni kamera: Geçmişte Apple'a kamera sensörleri sağladığı bilinen Sony, 2013'te çok küçük bir alana sığabilen 13 megapiksellik bir sensör ortaya çıkaracak. Bu sensörün yüksek bir düşük ışık performansı sunması bekleniyor.

2. 4G'nin gelişimi: Gelecekteki iPhone'u sadece 1800MHz 4G bandını değil, çok daha fazla 4G ağını desteklemesi bekleniyor.

3. Wi-Fi 802.11ac: iPhone 5'in Wi-Fi bağlantısı, önceki iPhone'lara göre daha iyi. Ancak yeni nesil bir Wi-Fi teknolojisi çıkmak üzere ve bu, telefonun kablosuz ağlarda 500Mbps hızlarına ulaşmasını sağlayabilir.
4. NFC: Çok yakın mesafelerden veri aktarımına izin veren NFC, Apple'a göre iOS'daki Passbook'un aynısı. Ancak aslında değil, çünkü Passbook'un diğer cihazlarla iletişime geçmesi için bir QR kodunu okutmanız gerekiyor. NFC, ödeme dışında bluetooth cihazlarını eşleştirme, hızlı dosya transferi ve farklı birçok alanda kullanılabilir. Dolayısıyla NFC'nin bir sonraki iPhone'da yer alma ihtimali var.

5. Siri'ye tahmin yeteneği: Siri'nin sesli komutları yerine getiren bir asistan olmasının yanı sıra, ihtiyaçlarınızı siz onları düşünmeden tahmin edebilmesi gerekiyor. Google'ın Google Now ile yaptığı gibi.

6. Depolama geliştirmeleri: iPhone 5 tanıtımında 128GB'lık bir iPhone ile tanışmayı umanlar, hayal kırıklığına uğradılar. Ancak sayısız uygulama, HD video ve müzik kitaplığınızı sığdırabileceğiniz 128GB'lık bir seçeneğin Apple tarafından sunulması gerekiyor. İyi haber iseIntel ve Micron'un tırnak ucu büyüklüğündeki tek bir çipe 128GB'ı sığdıran yeni teknolojilerini duyurmuş olmaları.

Seyir esnasında cep telefonu kullanımı tarihe karışabilir




Günlük yaşantımızda en çok kullandığımız makinelerden biri olan taşıtların kullanımının oldukça dikkat gerektirdiği konusunda herkes hem fikir. Ancak uygulamada bu duruma rastlamak oldukça zor olup; konsantrasyon eksikliğinin temel nedenleri arasında sürüş deneyimi esnasında cep telefonu (Bluetooth’lu kulaklık ya da ses sistemi aracılığıyla konuşma da dahil) kullanımı gelmekte.

Sürüş esnasında cep telefonu kullanımın sebep olacağı tehlikeli durumlara karşı bir çok ülkede yasalar ile önlem alınmış olmasına rağmen; birçok sürücü maalesef bu yasaları umursamıyor ve gerek kendi hayatlarını gerekse de diğer sürücülerin hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Ancak oluşan bu tehlikeli tablo Tamilnadu’da yer alan Anna Teknoloji Üniversitesi’ndeki araştırmacıların geliştirdiği sistem ile tarihe karışabilir.

Geliştirilen sistemde kullanıcının telefonunu araç hareket halindeyken kullanıp kullanmadığı kontrol ediliyor ve eğer ki hareket halindeyken bir kullanım söz konusu ise telefonun sinyalleri bir jammer aracılığıyla devre dışı bırakılıyor. Buraya kadar herşey klasik; ancak geliştirilen sistemdeki püf nokta, jammer’ın sadece sürücünün telefonunu devre dışı bırakmasının sağlanması. Yani, sistem devreye girdiğinde, yolcuların telefonlarının çalışmaması gibi bir durum söz konusu değil. Öte yandan araştırmacılar geliştirdikleri bu çözümün, sürücünün cep telefonu kullanımıyla ilgili veriyi trafikle ilgili kuruma göndererek yasaların daha sağlıklı işletilmesine katkı sağlayacağını düşünüyorlar.

Geliştirilen sistemle ilgili getirilebilecek tez olumsuz yorum acil gelen aramalarda telefonun çalışmayacak olması gösterilebilir; ancak genel kullanım göz önüne alındığında sistemin dünya üzerinde cep telefonu kullanımına bağlı olarak sebep olan kazaların önüne geçilmesini sağlayacaktır.

7 Şubat 2013 Perşembe

Dikiz aynası yerine Amoled Ekran !

Alman otomobil üreticisi Audi, uzun süredir merakla beklenen elektrikli süper-spor yol otomobili R8 e-tron için hazırlıklarını sürdürüyor. Aracını yeni nesil teknolojilerle donatma amacında olan Audi, yaptığı yeni bir açıklamayla dikiz aynası olarak dijital AMOLED ekran kullanacağını duyurdu. Yıl sonuna doğru yollara çıkması beklenen otomobille ilgili bu gelişme, aslına bakılırsa Audi adına bir ilk sayılmaz. Şirket hali hazırda R18 yarış otomobilinde de benzer bir teknolojiye yer vermekte. R8 e-tron'da geleneksel dikiz aynasının yerini alacak olan 7.7 -inç büyüklüğündeki AMOLED ekran, arka kamera görüntüsünü yansıtacak.


Samsung tarafından sağlanan AMOLED ekrana görüntü aktaracak kameranın kış aylarındaki zorlu hava koşullarında da çalışabilmesi için aerodinamik olarak optimize edilmiş bir özel bir gövde içerisinde konumlandırıldığı, bu sayede dışarıda hava soğuk olsa bile iç kısım sıcak tutularak kameranın ideal çalışma koşullarında görüntü aktarması sağlanıyor. Düşük voltaj seviyesinde kendinden aydınlatmalı olduğu için arka aydınlatma gerektirmeyen AMOLED ekran için Audi, yüksek kontrast oranı ve mükemmel görüntü kalitesi vaad ediyor. Geleneksel dikiz aynaları ile kıyaslandığında daha geniş görüş açısı sunan bu teknoloji ile aynı zamanda arkadaki araç farlarının neden olduğu parlaklığın da önüne geçiyor. 

Audi yeni görüntü teknolojisiyle ilgili daha fazla detayı ilerleyen dönemde, muhtemelen R8 e-tron'un piyasaya çıkış tarihinin yaklaşmasıyla birlikte paylaşacak. 0-100Km hızlanmasını 4.5 saniyeye yakın bir sürede tamamlayacağı ifade edilen R8 e-tron, 230 kW yani 313 beygir güç üretebilecek. Ön ve arka aksları arasındaki ağırlık dağılımı 42:58 olan otomobilin tam şarj ile 250 km (155.34 mil) gidebileceği de altı çizilen detaylar arasında yer alıyor. Audi'den bekleneceği üzere Quattro teknolojisini bünyesinde barındıran araç, yoldayken frenleme ve yavaşlama esnasında da pillerini şarj ederken, 230 volt ile şarj süresi 6-8 saat arasında olacak. Audi R8 e-tron özelliklerine bağlı olarak yüksek fiyat etikeyle gelecek.

Android Jelly Bean'in Kullanım Oranı ne?

Android ekosistemindeki cihazların, hangi sürümü kullandıklarına yönelik yapılan araştırmalar, her ay güncellenmeye devam ediyor. Şubat ayının başlamasıyla belirlenen rakamlara göre Gingerbread liderliğini korumaya devam ediyor.


Yüzde 45.4 orana sahip olan Android 2.3.3 - Android 2.3.7 arası sürümler, Android ekosisteminin efsanesi olmuş durumda. Üzerine o kadar sürüm çıkmış olmasına rağmen hala en yaygın kullanılan sürüm olarak yoluna devam ediyor.

Gingerbread'tan sonra çıkan ve tablet ile akıllı telefonları tek bir işletim sistemi sürümü ile kullanmamızın önünü açan Ice Cream Sandwichsürümü ise yüzde 29 ile ikinci sırada.

Google'ın kaynak kodları üreticilere aktarmadığı Android 4.2 Jelly Beanişletim sistemi, şimdilik Nexus tabanlı cihazlarda kullanılıyor. Onların oranı da şimdilik yüzde 1.4.

Diğer bir Jelly Bean sürümü olan Android 4.1 ise yüzde 12.2'lik bir kullanım oranına sahip. Böylece 4.1 ekosistemdeki üçüncü sıraya yerleşmiş oluyor.

Samsung'un Galaxy Note, S2, Ace 2, S Advance gibi oldukça yüksek satış rakamlarına ulaşan telefonlarına da Jelly Bean güncellemesi vereceğini düşündüğümüzde, yeni çıkacak olan telefonların da genelde4.1 Jelly Bean kullandığını da hesaba katarsak, önümüzdeki 2 - 3 aylık dönemde ICS kullanımı ile Jelly Bean kullanım oranları denge kazanabilir.

Güncelleme alamayacak olan kullanıcıların, özel ROM'larla en üst seviye Android sürümlerine geçebileceklerini hatırlatalım. Tabi bu işlemlerde yaşanan sorunlardan sonra, garanti kapsamından çıktığınızı da belirtmiş olalım.

6 Şubat 2013 Çarşamba

Doğru işlemciyi seçme rehberi

Haberi incelemek için tıklayınız...

Bileklik formunda kişisel bir bilgisayar,”StormFly”


Kicstarter üzerinde farklı ürünler görmeye devam ediyoruz. Bu ürünlerden bir tanesi olan StormFly, bir bileklik ile bir bilgisayarın birleşiminden oluşan bir aparat.

Doug Worple tarafından Kickstarter üzerinde başlatılan projenin temelinde, her zaman yanımızda taşıyabileceğimiz yapıda bir işletim sistemi elde etmek yatıyor. Bu amaçla geliştirilen StormFly, içerisinde kendi işletim sistemi ve hafızası olan bir bileklik. Kullanılacak cihazlara USB 3.0 üzerinden bağlanan cihaz, 16GB dahili hafızaya sahip ve bu hafızanın 8GB’lık kısmı kullanıcıların kişisel ihtiyaçları için, kalan 8GB’lık kısmı ise cihazın içindeki işletim sistemi için ayrılmış durumda. 
64bit Mac OS ya da Windows yüklü bilgisayarla çalışabilen cihaz, takıldığı bilgisayarların sadece yeniden başlatılması sonucunda açılarak kullanıma hazır hale geliyor. StormFly içindeki veriler çalınma ya da farklı durumlara karşı 128bit şifreleme içeriyor ve cihazın içindeki bir fonksiyon sayesinde online olarak yedek alınabiliyor. Eğer cihaz çalınırsa bu yedek üzerinden firma ürünün aynısını tekrar yollayabiliyor. Ayrı bir işletim sistemi olarak çalıştığı için kullanılan bilgisayara da zarar verme sorunu olmayan StormFly, özellikle çocuklar için çok faydalı olarak görünüyor.

StormFly projesine başlarken konan 100,000$’lık hedefin henüz 20,700$’lık kısmı 282 bağış sonucunda toplanmış durumda. Bitimine 25 gün kalan StormFly, projeyi başarı ile tamamlarsa nisan aynında 59$ fiyat etiketi ile satışa çıkacak. Ayrıca ürün hakkın hazırlanmış tanıtım videosuna aşağıdan ulaşabilirsiniz.

5 Şubat 2013 Salı

Google+ aktif kullanıcı sayısı bakımından dünyanın ikinci büyük sosyal ağı oldu

Kullanıcı sayısı bakımından hergün büyüyen ancak aktiflik konusunda eleştirilerden kurtulamayan Google+, önemli bir adımı daha geride bıraktı.

Global Web Index tarafından geçen ay yerel ve global sosyal ağlar alanında internet kullanıcılarının yüzde 90'ına denk gelen bir kapsamda yapılan araştırmaya göre Google, aktif kullanıcı sayısı açısından Twitter'ı geride bırakarak ikinciliğe yükseldi.

İnternet kullanıcıları açısından Facebook yüzde 51'lik bir dilime sahipken, Google+ yüzde 25, Twitter ve YouTube yüzde 21'lik dilimi paylaştı. Facebook 700 milyon civarında aktif kullanıcı sayısına sahip. Google+ 343 milyon aktif kullanıcıya sahipken, YouTube ve Twitter 300 milyon civarında bir aktif kullanıcı sayısına ulaştı. 

Raporda Çin sınırları içerisinde kullanılan Sine Weibo, Tencent, Youku, Tudou, RenRen gibi sosyal ağların 100 milyon aktif kullanıcı sayısını geçerek ilk on içerisinde kendisine yer bulduğu gözlemleniyor. Sayısı hızla artan Çinli internet kullanıcıları, Çinli sosyal ağlara da olumlu katkı yapıyor.

Aktif kullanıcı sayısı artış oranına bakıldığında ise altı aylık dönemde Twitter yüzde 40 ile araştırmanın birincisi. Facebook yüzde 33, Google+ ise yüzde 27 oranında aylık aktif kullanıcı sayısını artırmış. 

Sosyal ağların en büyük mücadelesi masaüstü sistemlerden çok mobil sistemlerde cereyan ediyor. Mobil uygulamalara ağırlık veren ağlar aktif kullanıcı sayısında da artış yaşıyor.

HTC M7, 4.3 "Ultrapiksel"lik bir kameraya sahip olabilir

Taipei'deki yıl sonu partisinde Peter Chou tarafından gün yüzüne çıkartılan HTC'nin yeni üst düzey akıllı telefonu, mobil sektöre görüntüleme teknolojileriyle ilgili yeni bir terim kazandırabilir. Cihazın satışında kilit rol üstlenmesi beklenen kamerasının çözünürlüğü Pocket-lint.com'un isimsiz kaynağına göre; 4.3 Ultrapiksel olarak açıklanacak. Sayısal değerler baz alındığında, ultrapiksel ile megapiksel aynı sayıda piksele tekabül ediyor. Ancak sıradan bir kameranın görüntülediği her piksel yalnızca bir renkte kaydedilebiliyor. Buna karşın HTC'nin aygıtında mevcut olan donanımın üç farklı pikseli bir araya getirerek çok daha canlı ve renk doğruluğu anlamında üstün bir performans sergileyeceği ileri sürülüyor.

4.3MP'lik üç sensör katmanının bütünleştiği bu çözüm, tıpkı Nokia'nın 41MP Pureview ya da Sigma'nın bazı kameralarına eşlik eden Foveon X3 gibi kaydedilen her bir piksele sıradan bir görüntü biriminden çok daha fazla veri yükleyebiliyor. Üç sensör ile yaklaşık 13MP değerine ulaşan kameranın bu çözünürlük değeri yerine 4.3 ultrapiksel şeklinde nitelendirilmesinin sebebi ise; işlenen görüntünün 4.3MP çözünürlüğünde kaydedilmesi. Böylece tüketicilerin yeni nesil donanımı yanlış bir şekilde değerlendirilmesinin önüne geçildiği gibi, Ultrapiksel terimine yer verilerek aygıtın kamera özellikleri hususundaki gücü gözler önüne serilmiş olacak. 

HTC One X'i ImageSense fonksiyonuyla pazarlayan Tayvanlı üretici, M7'yi Ultrapiksel ifadesini kullanarak bu hususta rakiplerinden üstün kılmaya çalışacak. Diğer teknik özellikleri arasında; 4.7 inç Full HD SoLux panel, 1.7GHz dört çekirdekli Qualcomm çipset, 2GB sistem belleği, Wi-Fi a/b/g/n/ac, Bluetooth 4.0 ve Sense 5 kullanıcı arayüzü yer alan akıllı telefon HTC'nin 19 Şubat tarihinde İngiltere'nin Londra şehrinde düzenleyeceği özel bir etkinlikle resmen duyurulacak.

İşte Win8'in Pazar Payı !

Üreticilerin bilgisayar satışlarına yeni bir ivme kazandıracağını düşündüğü ve ciddi yatırımlar yaptığı Windows 8 işletim sistemi, henüz istenilen etkiyi piyasada yaratabilmiş değil. Ekim sonlarından bu yana piyasada olanWindows 8'in pazar payı da, bu tezi doğrular nitelikte.

Net Applications adlı şirketin yaptığı analiz sonuçlarına göre, Windows 8kullanan bilgisayar sayısı Ocak ayı içerisinde yüzde 30'luk bir artış gösterdi. Piyasanın geneline baktığımızda ise bu yüzde 30'luk artışın pek etkileyici bir rakam olmadığı ortaya çıkıyor.

Genel işletim sistemleri arasında Windows 8'in pazar payı yüzde 2.26iken, Windows 7'nin pazar payı ise yüzde 44.48 olarak görülüyor.

Açık ara liderliğe oynayan Windows 7'yi, yüzde 39.51 ile Windows XPtakip ediyor. Microsoft'un sevilmeyen Windows sürümü Vista ise yüzde5.24'lük değer ile, Windows 8'in önünde yer alıyor.


Analiz sonuçlarındaki en ilginç sonuç ise Windows 8 ile Mac OS X 10.8'i karşılaştırdığımızda ortaya çıkıyor. Yüzde 2.44'lük pazar payına sahip olanMac OS X 10.8, Windows 8'in şimdilik önünde yer alıyor. Windows 8'in pek çok tablet ve ilginç Ultrabook tasarımlarında kullanıldığını düşündüğümüzde, Mac satışlarının azımsanmayacak oranda olduğunu görüyoruz.

Günümüzde alacağınız pek çok bilgisayar, Windows 8 ön yüklü olarak geliyor. Tabiki de önümüzdeki dönemde Vista ve Mac OS X 10.8'i,Windows 8 rahat bir şekilde geride bırakacak. Fakat pek çok kullanıcınınWindows 7 ve hala XP'yi bırakmadığını düşündüğümüzde, Windows 8'in liderliği alması oldukça uzun sürecek gibi gözüküyor.

Google Nexus 4 testte!

Haberi incelemek için tıklayınız...

4 Şubat 2013 Pazartesi

iPhone 5'in Apple'a maliyeti sadece bu kadar!

Apple'ın cihazlarına büyük bir kâr farkı koyduğunu bizlere gösteren IHS iSuppli, şimdi de iPhone 5'in Apple'a ne kadara malolduğunu ortaya çıkardı.

IHS iSuppli'ye göre iPhone 5'in 16GB'lık sürümü Apple'a 207 dolara maloluyor. Bu sürümün kontratsız yurtdışı fiyatı ise 442 dolar. Şirkete göre 32GB'lık iPhone 5'in Apple'a maliyeti 217 dolar iken, 64GB'lık sürümün maliyeti 238 dolar.

IHS iSuppli'nin rakamlarına göre Apple için en pahalı iPhone, 246 dolar ile ilk iPhone'du. Bu fiyat, iPhone 4S ile beraber 188 dolara düştü. iPhone 5'in bileşenlerinin ise iPhone 4S'e göre biraz daha pahalı olması dikkat çekiyor. iPhone 5'deki fiyat artışının nedenleri arasında daha büyük ekran, ekranında kullanılan hücre içi dokunmatikler, 4G LTE gibi işlevler var.

iPhone 5'de, 4S'dekine göre daha hesaplı olan tek bileşen, NAND flaş depolama bileşeni. iPhone 4S'de 19.20 dolara malolan bellek, iPhone 5'de sadece 10.40 dolara maloluyor.

3 Şubat 2013 Pazar

Bir Telefon Ver, Akıllısından Olsun(!)

Cep telefonlarının birçok özelliğini kullanmıyor ve gereksiz görüyorsanız bir daha düşünün ve son model olsun diye kullanmayacağınız yeteneklere sahip bir cep telefonunu almayın.

Bilgisayar kadar olmasa da yakın miktarda paralar ödenerek alınan gelişmiş cep telefonlarının özelliklerinin kullanılmaması üzüntü verici.
   
Yıllar önce yayınlanan tüketici bilinçlendirme reklâmlarından birisinde (o zamanlar ev telefonlarının sayısı bile düşüktü) ucuz diye bir gün lazım olur düşüncesiyle pazardan kamyon lastiği alan ev hanımına şaşıran evin beyi, bakışlarıyla halen gözümün önünde (:
Gereksiz yere eve kamyon lastiği almak ile almışken son model olsun diye alınan cep telefonları arasında fark olduğunu kabul ediyorum ancakgösteriş için satın alınan cep telefonundaki atıl teknolojiye de az üzülmüyor değilim.

Bu durumu düzeltmek için telefonlarımıza daha fazla görev yüklemek de atıl teknolojinin kullanılmasına faydası olacak bir başka çare. Şu günlerde yerini akıllı telefon reklamlarına bırakan normal(!) cep telefon reklamları, tüketicilerin iştahını kabartıyor ama amacına yönelik kullanım oranları çok büyük değişiklik göstermiyor.
İhtiyaca yönelik çözümlere yönelmek gerekiyor
Her satın alımda olduğu gibi cep telefonlarında da öncelikle incelenmesi gereken kriterler var. Bunlardan en önemlisi ise ihtiyacınızı belirlemek. Normal şartlarda bir telefonun iyi veya kötü olup olmadığını belirleyen faktörler elbette vardır ancak söz konusu olan ihtiyaçlar gündeme geldiğinde en iyi telefon kişiden kişiye değişir.

iPhone 5 ve Galaxy S3 iyi bir telefon olabilir ancak kendiniz için en iyi telefon, ihtiyaçlarınıza en iyi cevap veren telefondur. Cep telefonunuzla sadece konuşuyorsanız ve gerektiğinde SMS atıyorsanız ihtiyacınız olan telefonun MP8 çalmasına, 37X Blu-ray oynatmasına, Bluetooth 12.0iletişimi olmasına, 853 boyutlu kamerası veya ultradinamik Wi-Fi desteğine(!) sahip olmasına gerek yok.
Pazara sıkı bir dönüş yapan Nokia, debelenen Motorola veya müthiş bir çıkış yakalayan Samsung gibi markaların ekonomik ve orta sınıf telefonlarından şık görünümlü, taşıması kolay bir modelini rahatlıkla seçebilirsiniz.
    
Ama eğer ihtiyacınız işinizi cebinizden de yürütmek ise, seçenekleriniz bu kez günün yükselen pazar değeri olan, eskiden olduğunun aksine sadece üst sınıfta bulunmayan akıllı telefon kategorisine bakmak olacaktır.
3G’ye sahip, (LTE gelmeden olsun diye tutturmanın anlamı yok) iyi bir varsayılan tarayıcısı bulunan bir cihaz veya işiniz gereği sık sık e-posta atmanız gerekiyorsa belki QWERTY klavyeli, belki büyük ekranlı (dolayısıyla büyük sanal klavyeli), navigasyon desteği sunan gelecek işletim sistemi versiyonlarını desteklemekte zorluk çekmeyecek bir cep telefonu sizin için en iyi telefondur.
Örnekleri ihtiyacınıza göre çoğaltmak son derece mümkün. Atıl teknolojiye ekstra para ödemek yerine ihtiyacınız olana tam para ödemeyi tercih etmek daha doğru olabilir. Bu sebepten dolayı iPhone 5 ve Galaxy S3 en iyi telefon olabileceği gibi en gereksiz telefon da olabilir.

Ancak telefonu saat gibi bir prestij göstergesi olarak işiniz gereği almanız gerekiyorsa buna bir şey diyemem, zira o başka bir konunun yazısı olur.
Kaynak:SDN

2 Şubat 2013 Cumartesi

Akıllı Telefon Cephesinde Hareketlilik

Android, iOS, Windows Phone 8 ve BlackBerry OS derken akıllı telefonlarda bir de Tizen işletim sisteminin adı ciddi ciddi geçmeye başladı. Mobil dünyada taşlar yerinden mi oynacak?


Günümüzde iş ve özel hayat kavramları birbirine girdiği ve iş olanakları daha fazla dijital bir yaşam gerektirdiği için birçok kullanıcı akıllı telefon satın almayı tercih ediyor. Ayrıca konunun bir de sosyal ağ yönü var ki işi teknoloji ile ilgili olmasa da bu sosyal ağları takip etmek için bile akıllı telefon alanlar var.
Durum böyle olunca birçok firmanın bu alanda yatırım yapmasına şaşırmamak gerekiyor. Günümüzde akıllı telefon pazarında en büyük rekabet Google'ın geliştirdiği Android ve Apple'ın geliştirdiği iOS işletim sistemleri arasında yaşanıyor. Bunlara (şimdilik) biraz uzaktan bakan MicrosoftWindows Phone 8 ile yeniden rekabete dahil olmak istiyor. Öte yandan eski günlerini arayan (ve muhtemelen 10. sürüm ile ani bir sıçrama yapabilecek) RIM de BlackBerry ile yarışı biraz uzaktan takip ediyor.
Tizen geliyor
Mobil işletim sistemleri cephesinde bunlar yaşanırken 2011 yılından itibarenSamsung'un Tizen adını verdiği bir işletim sistemi üzerinde çalıştığı da biliniyordu. Anlaşılan bu çalışmalar meyvelerini vermeye başlıyor. Zira bu yeni işletim sistemini kullanan ilk cihazların bu yıl içinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Tizen Samsung'un ilk işletim sistemi değil. Daha önce Bada adını verdiği bir işletim sistemi geliştiren Samsung bu alanda çok başarılı olamamıştı. Piyasada halen bu işletim sistemini kullanan telefonların satıldığını da belirteyim.
Alternatif şart mı?
Günümüzde akıllı telefon üreticilerinin yönelebileceği tek bir işletim sistemi var:Android. Bunun temel sebebi ise iOS ya da diğer alternatiflerin açık kaynak olmaması ve üreticilerinin firmalara bu işletim sistemlerini kullanarak cihaz üretmesine izin vermemesi. Google'ın sahibi olduğu Android şu andaMicrosoft'un PC'lerde kullandığı Windows gibi bir konuma sahip. İsteyen donanım üreticisi telefonu üretip bu işletim sistemi ile kullanabiliyor.
İşletim sistemi geliştirmenin bir diğer faydası ise uygulama eko sistemi ile para kazanmak. Son açıklanan rakamlara göre Apple'ın kurduğu iOS uygulama eko sistemi bugüne kadar geliştiricilere 7 milyar dolar para kazandırdı. Bu rakamaApple'ın aldığı yüzde 30 komisyonun dahil olmadığını ve bunu da eklediğimizde daha yüksek bir değerin ortaya çıkacağını hatırlatayım.
Bir diğer sebep ise tek bir firmaya bağlı kalmamak. Her ne kadar Samsung gibi bir dev de olsanız Google gibi bir başka devin geliştirdiği bir işletim sistemine körü körüne bel bağlamak ne kadar mantıklı bilinmez.
Samsung'un işi zor. Çünkü Android cephesinde en fazla telefon satan marka Samsung. Bir yanda bu kadar büyük bir başarı varken kendi eko sistemini kurmak için yatırım yapmak epey riskli. Ancak bu başarılı durumun da ne kadar devam edeceğini kestirmek çok kolay değil.

1 Şubat 2013 Cuma

Zuckerberg'in dilinde tüy bitti!


Mark Zuckerberg, Çarşamba günü düzenlenenFacebook'un gelirler toplantısında bir kez daha "telefon yapmayacağız" dedi. Böylelikle yeniden yeşermeye başlayan Facebook markalı telefon söylentileri ertelenmiş oldu.
Zuckerberg, daha önce de Facebook'lu bir cep üretmeyeceklerini söylemişti ancak bu kez böyle bir düşünceleri olmadığının altını iyice çizdi. 28 yaşındaki CEO şunları söyledi: "Telefon yapmayacağımızı defalarca söyledim ama bir türlüanlamak istemiyorlar... Bütünleşik bir sistem yapmak bizim için doğru strateji değil...10 milyon birim sattığımızı düşünün - bu kullanıcıların sadece yüzde 1'i olurdu. O zaman kim bizi umursar ki?"
Böylece Facebook telefonu söylentilerini bir kez daha suya düşüren ZuckerBerg, biraz da kibirlenerek şöyle devam etti: "Ürünlerimizi kullanan 1 milyar kişi var. Dolayısıyla Facebook'u kullandıkları tüm cihazlarda gerçekten iyi bir hale getirmeye ihtiyacımız var. Bugünkü işlevleri sunan bir uygulama meydana getirmek yerine, onu daha da derinleştirmenin bizim için büyük bir odak noktası olduğunu düşünüyorum."
Zuckerberg'in son cümlesinde tam olarak neyi kastettiği anlaşılmasa da, Android ve iOS'ta daha derin bir bütünleşmeden bahsediyor olması muhtemel. Facebook, Android ve iOS'ta zaten sistem içine oldukça gömülü durumda ve görünüşe bakılırsa CEO, bunu daha da ileriye taşımak istiyor.

Az Bilinen 10 Google Hizmeti

Haberi okumak için tıklayınız...